Tasarım, Kültür ve Uygarlık


tasarim kulrue ve uygarlık


TASARIM, KÜLTÜR VE UYGARLIK ÜZERİNE

            İnsanlık tarihini, siyasi tarih ile kültür ve uygarlık olarak ikiye ayırırsak tarihte yer alan bu ikilide bizim tutunduğumuz dal kültür ve uygarlık yanı olacaktır.

            Aslında geçmişten günümüze kalan örnekler de kültür ve uygarlık birikimleridir.

            Bu birikimden bize kalanların; kıtadan kıtaya, ülkeden ülkeye, yöreden yöreye zaman içinde değişen düşüncenin görüntüye sese ve harekete dönüşmüş örnekleri olduğunu görebiliriz.

            Tüm bu gibi örneklerin yeryüzünde olmadığını varsayalım…

            Birlikte dileyelim ki böyle bir şey olmasın. Ancak görürüz ki; insanlığı günümüze taşıyan bu büyük birikim ortadan kaldırılırsa geriye insanlık adına bir şey kalmayacaktır. İşte bu birikimin insanlığı taşıyan, tanıtan ve yücelten onların oluşumunu sağlayan kültür ve uygarlık olmuştur.

            O zaman kültür ve uygarlık kavramlarını iyi belirlemekte yarar olacaktır düşüncesindeyim.

            Burada, Prof. Dr. Bülent ÖZER’in “YORUMLAR” adlı kitabından bazı alıntılar vermek istiyorum:

“Zaman geçtikçe ilgili bilim adamları, antropologlar, Kültür ve Sanat tarihçileri, başarılı kilimler halılar dokuyan, resimler, heykeller yapan, mimari yapıtlar inşa eden, besteler yaratan toplumlarda sözgelimi; Kaldırım, hela, kanalizasyon, yapım ve bakımı, top tüfek tank, uçak, otomobil, saat imalatı gibi hususların çoğunlukla belirli bir başarı düzeyine dahi vardırılamadığı fark edeceklerdir. Böylece para, üstünlük ve refah neredeyse, her şey oradadır” anlayışı ister istemez ortadan kalkacak kültür ile uygarlığı birbirinden ayırma zorunluluğu da kendiliğinden gündeme gelmiş olacaktır. McLiver bu durumu tanımlamalarında en iyi yansıtabilen biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendisine göre:

KAYNAK: Prof. Dr. Erol ETİ